Online Destek: On
Online danışmanlık
E-Mail Giriniz:  
Şifreniz         
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Makale
  • Forum
  • Dosyalar
  • Yazarlar
  • İlanlar
  • Pano Yazıları
  • İletişim
  • Psikolojik Danışmanın Önlük Giymesi Uygun Olur mu?
    Evet giymesi gerekir % 20
    Hayrı giymemesi gerekir % 67
    Fikrim Yok % 13
    En Son Eklenen Fotoğraflar
    Tamamı >>
  • En Son Eklenen Videolar
    Tamamı >>
  •    
    Köşe Yazarları

    Sosyal Fobinin Paradoksları /

    2013-11-21 00:21:31 - Bu haberi 387828 kişi okudu.
    Sosyal Fobinin Paradoksları


    İnsanların gözünden düşme korkusu diye bilinen sosyal fobi, ip üstünde yürümeye benzer çoğu zaman. Diğer insanlar size bakarken, ip üstündeki cambaz titizliğinde onların gözündeki yerinizi korumaya çalışır, iç dünyanızdaki değersizlik ve yetersizlik çukuruna düşmemek için uğraşırsınız. İşte o anda dikkatinizi dağıtacak bir şeylerin çıkma ihtimalinin korkusu daha ipin üstüne çıkmadan  sarar tüm bedeninizi. Bu korkuyla ve heyecanla ipin üstüne çıktığınızda ise sizi alkışlayanları değil kuyudan size el sallayanları görürsünüz ilk olarak. Sonrasında dengenizi kaybedersiniz ve durum istenmediğiniz şekilde sonuçlanır, kendini gerçekleştiren kehanet ortaya çıkmış olur.



    Sosyal fobi kelimesinin anlamına baktığımızda; fobi kelimesi yunanca “kaçış” anlamına gelen “phobos” tan geldiği, sosyal fobi ise diğer insanlar tarafından değerlendirilme kaygısı olarak da bilinen sosyal ortamlardan kaçış olarak tanımlanabilir. Tanı kriterlerine baktığımızda(DSM IV);



     



    -                         Kişinin tanımadığı insanların yanında yada kalabalık ortamlarda bir eylem gerçekleştirmeye yönelik duyduğu belirgin ve sürekli korku halinin olması



    -                         Diğer insanların yanında küçük duruma düşeceği ve utanç duyacağına ilişkin yoğun kaygı yaşaması ( Çocuklarda anksiyete sadece erişkinlerle olan etkileşimlerinde değil kendi yaşıtlarıyla karşılaştığı ortamlarda da ortaya çıkmalıdır)



    -                         Kaçınma, anksiyöz beklenti yada korkulan toplumsal eylemin gerçekleştiği durumlarda günlük işlerini, mesleki faaliyetlerini ve genel işlevsellik durumunu bozar veya bozulacağına ilişkin kaygı ortaya çıkarması



    -                         Kişi korkusunun aşırı yada anlamsız olduğunu bilir ( Çocuklarda bu özellik olmayabilir )



    -                         Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman anksiyete doğurur. Duruma bağlı olarak panik atağı biçimini alabilir.



    -                         18 yaş altı kişilerde olduğunu söyleyebilmek için bu özellikleri en az 6 ay göstermesi gerekmektedir.



     



    Sosyal fobisi olan kişilerin her haliyle kabul edildiğini hissettiği ortamlarda kaygılarının biraz düştüğü fakat bir şekilde değerlendirildiğini hissettiği durumlarda ise kaygının doruğa ulaştığı görülmektedir. Kendi içinde paradoksal bir yapıya sahip olduğu bilinen bu kişilerin, temkinli davranarak kaçınma göstermelerine rağmen korktuklarının başlarına geldiği gözlemlenmektedir. Kalabalığa seminer verecek, toplantıda sunum yapacak, bir gruba açıklama yapacak ya da bir ortamda diğer insanların da görebileceği şekilde eylemde bulunacak birinin bu süreçte yaşadığı sosyal fobinin dinamiklerine bakacak olursak;



     



    Kişi harekete geçeceği zamana kadar bastırmış olduğu kaygılarıyla yüzleşmek zorunda olduğu ana gelmiş ve kalabalığın karşısına çıkmıştır. Kendini izleyen ve değerlendirildiğini düşündüğü birçok kişiyle karşı karşıya gelmiş ve söz kendisindedir. Suların durulduğu o anda kişi hünerini gösterirken kendini de ve izleyenleri de ikiye bölmektedir. Kendi iç dünyasının bir kısmında; bu zamana kadar diğer insanlar tarafından takdir edilen özelliklerin olduğu, başarılar elde etmesini sağlayan yeteneklerin bulunduğu, takdire şayan davranışlarla insanların dikkatini çektiği, kendini değerli hissettiren birçok yaşantısının kodlandığı, güçlü olduğunu gösteren birbirinden farklı deneyimlerinin olduğu, sevildiği ve kabul edildiğini fark ettiren bir yaşam alanını oluştururken diğer kısmında ; bu zamana kadar kendini yetersiz hissettiği anıların depolandığı, aşağılanmaları yaşadığı, eleştirildiği ve değersiz hissettirildiği yaşantıların olduğu, başarısızlıkların bulunduğu ve yapamayacağına ilişkin inançlarının olduğu kısmını oluşturmaktadır.



     



    Kendisini dinleyen insanların da iç dünyasındaki iki farklı kısımdan birine dokunduğunu hissetmektedir. Yoğun korkularla çıkan kişi konuşmaya başladığında izleyicilerin yüzüne baktığında ya değerli ve yeterli olduğunu hissettiren bir mesaj alacak yada önemsenmediğini ve yetersiz olduğunu ifade eden bir anlam çıkaracaktır. Eğer kabul edildiğini ve değer verildiğini hissederse iç dünyasında iyi tarafa geçecek ve performansını tam olarak sergileyerek potansiyelini sahneye aktarabilmenin huzuru içerinde konuşmasını bitirecektir. Yada konuşmaya başladığı andan itibaren kabul edilmediğini hissedecek ve önemsenmediğini fark edecektir. Yetersizlikle ilgili şemaları aktive olduğunda bir taraftan temkinli davranarak hata yapmamak için uğraşacak bir taraftan da kendini kabul ettirebilmenin mücadelesini vermeye çalışacaktır. Eğer kabul edilmediğini hissettiren yüzlerde bir değişme olmazsa terleme, titreme, kızarma, konuşurken takılma ve cümleleri toparlayamama gibi semptomlar ortaya çıkacak ve panik hali oluşacaktır.  Sonrasında kaçınma davranışı göstererek konuşmayı bitirip yıkılmış bir şekilde yerine oturacaktır.



     



    Bu durumu incelediğimizde, yaşanan kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Sahneye çıkacak olan kişinin performansını sergileyememe yada diğer insanlar tarafından beğenilmemeye ilişkin bir inancı vardır. Bu inançla sahneye çıktığında inancını doğrulatmak için kanıt arar ve kalabalık içerisinde beğenilmediğini hissettiren bir yüz ifadesini bulur. Sonra da korktuğunun başına geldiğini düşünür, gerçekten yetersiz olduğunu hisseder ve performansı düşer . Performansının düştüğünü de nesnel olarak gördükten sonra döngü tamamlanmış olur. Temel kabul-spesifik algı- düşünce-duygu-davranış şeklinde bir kısır döngü meydana gelir ve bir çok sosyal ortamda eylemde bulunurken benzer dinamikler devreye girer.



     



    Yukarıda ifade ettiğimiz kısır döngüye de baktığımızda sosyal fobiyi kalıcı olarak ortadan kaldırmak için kişinin temel kabullerini, inançlarını(yetersizim, değersizim) değiştirebilmesi gerekir. Bunun içinde eğer imkanı varsa psikoterapi desteği alması yoksa da bu konuya yoğunlaşarak ve kitap okuyarak değişim yaratmaya çalışması yararlı olabilir.



     



    Panik anında duygu ve düşünceyi kontrol etmek yada kaygının fark edildiği andan itibaren kaygıyı kontrol altına almak için neler yapılabilir? Öncelikle bu belirtileri iyi anlamak gerekir. Panik yaşanmaya başladığında vücutta ( soluk almada güçlük çekme, kalp atışının artması, terleme, titreme, ellerin ayakların boşalması, mide ağrısı, halsizlik) gibi  psikosomatik belirtiler ortaya çıkabilir ve kontrolü kaybetme korkusu gibi duygular yaşanabilir. Nörobiyolojik olarak bu semptomların ortaya çıkış sürecinde, merkezi sinir sistemine bağlı otonom sinir siteminin aktif olduğunu görürüz. Otonom sinir sistemi iki farklı şekilde çalışır. Birisi parasempatik sinir sistemi ( Normal vücut fonksiyonların idare edildiği yerdir), diğeri sempatik sinir sistemdir ( tehlike anında aktif hale gelen vücudun fonksiyonlarının idare edildiği yerdir). Beyin bir tehlikeyi fark ettiğinde, sempatik sinir sistemini aktive ederek yaşanacak olumsuzlukla mücadele edebilmek için stabil çalışan vücut fonksiyonlarınızda olağan üstü hal ilan eder ve daha güçlü bir duruma gelmeniz için çalışma sistemini değiştirir. Nefes alıp verme hızınız değişir,  kalp daha hızlı çalışır ve pratik çözümler üretebilmeniz adına beyne daha fazla kan pompalar, dalak böbrek ve karın bölgesi gibi atıl durumda olan yerlerdeki kan çekilip beyne ve kaslara gönderilir, göz bebekleri büyür ve daha iyi yoğunlaşmanız sağlanmaya çalışılır. Bunların sonunda vücut ısısı arttığı için terleme ortaya çıkar ve vücut dengenizin farklılaştığını hissedersiniz.



     



     Panik yapmaya başladığınızda vücuttaki değişikliklerin başladığı ilk yer solunum sistemidir. O zaman yoğunlaşıp ilk değişimi oluşturacağınız ve kontrol altına alacağınız davranış ta nefes alış verişiniz olmalıdır.. Gevşeme egzersizi ve nefes egzersizi yaparak solunumu normal hale getirmeye çalışmalısınız. Derin nefes alıp yavaşça bırakmak şeklinde ve kaslarınızı önce kasmanız bir süre bekledikten sonra bırakmanız gibi egzersizler gevşemenizi ve nefesinizi normalleştirmenizi sağlayabilir. Bunu kalabalık karşısına geçmeden yada mikrofon size gelmeden psikosomatik belirtileri fark ettiğinizde yapmanız yararlı olacaktır. Performans sergilerken panik yaptığınız zamanda yine nefesinize odaklanmanız önemli ama yeterli değildir. Düşüncelerinizi ve algılarınızı da kontrol etmeye çalışmalı ve temel kabul-spesifik algı-düşünce- duygu-davranış zincirini kırmaya çalışmalısınız.



     



    Sosyal fobi, yaşanan problemin fark edilmesi ve gerekli tedbirleri alınması halinde baş edilmesi çok zor olmayan bir kaygı bozukluğudur. Her yaşta her meslekte ve her pozisyonda insanın yaşayabileceği bir zorluktur. Kaygıyla baş edilemediği takdirde kişi daha az şey paylaşarak, sosyal ortamlarda ön plana çıkmamaya çalışarak genel bir kaçınma davranışı sergiler. Kaçınma davranışıyla yaşam kalitesini düşüren ve sosyal işlevselliğini bozulan bu kişilerin, psikoterapi sürecinde 8-10 seans gibi kısa bir zamanda ciddi değişimler yaşadığı bilinmektedir. Sosyal fobinizin olduğunu düşünüyorsanız kararınızı vermelisiniz. Ya diğer insanların sizin hakkınızda ne düşündüklerini düşünüp kaygılanarak hayatınızı geçirirsiniz ya da içinizden geleni hayata aktarmanın keyfini yaşayarak..



     



    Psk. Dan. Şanver YEREBAKAN




    YAZARA AİT DİĞER YAZILAR


    Pandas sendromu
    2023-03-02 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 33799 kişi tarafından okunmuştur.

    Çocuklarda Dil Gelişimi
    2016-01-21 11:04:26 tarihin de eklenmiş ve 162228 kişi tarafından okunmuştur.

    EVLİLİK ÇIKMAZI VE BOŞANMANIN ÖNÜNE GEÇME
    2015-04-03 14:24:25 tarihin de eklenmiş ve 210860 kişi tarafından okunmuştur.

    Çocuklar Şiddeti Nasıl Öğreniyor?
    2015-03-16 13:24:31 tarihin de eklenmiş ve 207595 kişi tarafından okunmuştur.

    Çocuklarda Benlik Algısı ve Etiketlenme
    2015-01-05 10:52:01 tarihin de eklenmiş ve 213585 kişi tarafından okunmuştur.

    Kardeşim Bu Evden Ne Zaman Gidecek Anne?
    2014-11-10 11:45:14 tarihin de eklenmiş ve 218457 kişi tarafından okunmuştur.

    Eyvah! Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor
    2014-08-31 23:16:34 tarihin de eklenmiş ve 224432 kişi tarafından okunmuştur.

    İLK GECE KORKUSU
    2014-08-20 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 231864 kişi tarafından okunmuştur.

    Ergenlik Dönemindeki Bireyle Yaşamak Üzerine
    2014-07-02 23:39:04 tarihin de eklenmiş ve 230675 kişi tarafından okunmuştur.

    EYVAH BOŞALIYORUM!!!
    2014-05-14 13:42:17 tarihin de eklenmiş ve 242518 kişi tarafından okunmuştur.

    Çocuğunuz Nasıl Bir Yetişkin Olsun İstiyorsunuz?
    2014-04-14 14:28:25 tarihin de eklenmiş ve 240953 kişi tarafından okunmuştur.

    Doğru İletişim
    2014-03-20 09:30:52 tarihin de eklenmiş ve 298349 kişi tarafından okunmuştur.

    Çoklu Zeka Kuramı ile Gelen Mutluluk…
    2014-03-18 15:49:20 tarihin de eklenmiş ve 244806 kişi tarafından okunmuştur.

    Güvenli Bağlanmanın Dayanılmaz Keyfi
    2014-03-11 10:15:17 tarihin de eklenmiş ve 226195 kişi tarafından okunmuştur.

    Çocuksu Samimiyetlere İhtiyacımız Var
    2014-02-10 12:28:06 tarihin de eklenmiş ve 250407 kişi tarafından okunmuştur.

    Onlar Susuyor Ama Siz Susmayın!
    2014-01-29 01:38:36 tarihin de eklenmiş ve 231935 kişi tarafından okunmuştur.

    STRES NEDİR ? BAŞETME YOLLARI NELERDİR ?
    2014-01-13 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 233796 kişi tarafından okunmuştur.

    Özgüveni Eksik Birey Yetiştirmek Emek İster!…
    2014-01-05 20:57:06 tarihin de eklenmiş ve 255677 kişi tarafından okunmuştur.

    Siz Okursanız Onlar da Okur!
    2013-12-29 14:26:07 tarihin de eklenmiş ve 236886 kişi tarafından okunmuştur.

    Haydi Anne-Babalar Oyuna!
    2013-12-01 21:14:07 tarihin de eklenmiş ve 260317 kişi tarafından okunmuştur.

    Televizyon çocuklarımızın efendisi mi? Kölesi mi?
    2013-11-24 23:52:00 tarihin de eklenmiş ve 240993 kişi tarafından okunmuştur.

    Otizmli Bir Çocuğun Annesi Olmak…
    2013-10-28 23:23:39 tarihin de eklenmiş ve 265874 kişi tarafından okunmuştur.

    Yine kan emiciler
    2013-10-28 10:55:39 tarihin de eklenmiş ve 249642 kişi tarafından okunmuştur.

    CİNSEL MİTLER (CİNSEL EFSANELER)
    2013-10-23 10:24:20 tarihin de eklenmiş ve 273500 kişi tarafından okunmuştur.

    Terkedilme Depresyonu !!!
    2013-10-22 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 245762 kişi tarafından okunmuştur.

    Doğa ve Çocuklarımız
    2013-10-21 12:14:01 tarihin de eklenmiş ve 247045 kişi tarafından okunmuştur.

    KADIN CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU
    2013-09-24 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 276890 kişi tarafından okunmuştur.

    Çocuklar için Hızlı ve Etkili Öğrenme
    2013-08-27 11:29:13 tarihin de eklenmiş ve 253768 kişi tarafından okunmuştur.

    Sınav Kaygısı !!
    2013-06-08 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 258307 kişi tarafından okunmuştur.

    Kime Anlatayım?
    2013-04-23 22:14:28 tarihin de eklenmiş ve 268537 kişi tarafından okunmuştur.

    Erken Boşalma
    2013-03-28 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 295088 kişi tarafından okunmuştur.

    İletişim Prangalarından Kurtulmanın Yolu: EMPATİ
    2013-03-19 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 267698 kişi tarafından okunmuştur.

    Kim Suçlu
    2013-03-18 23:53:59 tarihin de eklenmiş ve 272008 kişi tarafından okunmuştur.

    Sonsuz Sabır
    2013-01-18 15:34:18 tarihin de eklenmiş ve 392803 kişi tarafından okunmuştur.

    Sosyal Fobinin Paradoksları
    2013-01-11 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 387829 kişi tarafından okunmuştur.

    Ya Fedakarlık Ya Ömür
    2013-01-09 01:22:06 tarihin de eklenmiş ve 393339 kişi tarafından okunmuştur.

    Noah’ın ZORu
    2012-12-26 00:49:13 tarihin de eklenmiş ve 403157 kişi tarafından okunmuştur.

    VAJİNİSMUS (VAJİNAKÜSMÜŞ)
    2012-12-11 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 424047 kişi tarafından okunmuştur.

    Duyu Fukaralığı
    2012-11-21 11:30:05 tarihin de eklenmiş ve 403049 kişi tarafından okunmuştur.

    Kim Korkar Evlilikten ?
    2012-11-11 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 399000 kişi tarafından okunmuştur.

    PANDAS
    2012-10-17 00:01:20 tarihin de eklenmiş ve 413126 kişi tarafından okunmuştur.

    LASBORİ’NİN Günlüğü
    2012-10-01 01:04:24 tarihin de eklenmiş ve 409605 kişi tarafından okunmuştur.

    Sesimiz var, fikrimiz yok !
    2012-09-14 01:20:31 tarihin de eklenmiş ve 411374 kişi tarafından okunmuştur.

    Kişiliğimizin Kalın Surları: SAVUNMALARIMIZ
    2012-09-06 23:21:30 tarihin de eklenmiş ve 408388 kişi tarafından okunmuştur.

    9. PDR Öğrenci Kongresi
    2012-08-05 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 486288 kişi tarafından okunmuştur.

    GERÇEK SINAV
    2012-05-21 23:52:33 tarihin de eklenmiş ve 418970 kişi tarafından okunmuştur.

    YAKAMOZ EFSANESİ
    2012-05-17 13:28:27 tarihin de eklenmiş ve 420704 kişi tarafından okunmuştur.

    HADDİNİ BİLMEME HASTALIĞI
    2012-05-09 00:00:00 tarihin de eklenmiş ve 426529 kişi tarafından okunmuştur.

    BİR KİTAP ve SONRASI
    2012-04-05 00:44:26 tarihin de eklenmiş ve 423499 kişi tarafından okunmuştur.

    Gökten Yağan Pamuk
    2012-03-04 21:04:50 tarihin de eklenmiş ve 428445 kişi tarafından okunmuştur.

    Copyright © Turkpdr.com | 2010 | Bu sitede yer alan içerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz ve yayınlanamaz    |   Bizimle Çalışmak ister misiniz?